favorilerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
favorilerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2014 Çarşamba

SIGMA F80 FLAT KABUKI BRUSH

Merhabalar mutlu huzurlu günler dilerim hepinize,

Türkiye'de satışının başlamasıyla birlikte birçok makyaj severin evine koleksiyonuna hızla giriş yapan Sigma fırçaların "bana göre" en güzeli olan F80 Flat Kabuki yorumlarımı paylaşacağım bugün sizlerle.


Benim koleksiyonumda en çok para harcadığım yer hiç kuşkusuz fırçalarım. Aldıkça alıyorum ama hala doymuyorum o derecede yani. Bu sigma fırçalarda da uzun zamandır gözüm vardı, hatta kışın Sigma'nın kendi sitesinden oldukça yüklü bir alışveriş yapıyordum set halinde almıştım 350 dolarlık bir fırça alışverişi!!! (düşünün artık durumumu) daha sonra firma mail attı bana, bilmem kaç dolardan sonra ürünlerin gümrüğe takılma ihtimali var biz bu durumda sorumluluk kabul etmiyoruz diye, ben de dedim ki paketin üstüne hediye yazın da bari o kadar ürün karambole gitmesin diye, firma kabul etmedi bunu!!! ben de o zaman tüm siparişimi iptal edin dedim ve param tekrar iade oldu. Böyle tam tutup alacakken elimden çektiler gibi oldu ya bu fırçaları, o günden sonra daha da bir hırsla istedim :) Neyse ki Kozmela bizleri düşünmüş ve fırçaları ayağımıza kadar getirmiş :) Sanırım ürünler satışa çıktığı gün verdim ben de siparişimi :) herkes alır da bana kalmaz diye korkmuşum herhalde :) :) :)


Bu fırça ile birlikte birkaç tane de göz fırçaları aldım 2 tane de hediye geldi derken toplam da 7 tane SİGMA fırçam oldu :) Aman ne mutlu bana! Ama bugün sizlerle paylaşacağım fırça F80 Flat Kabuki.


Bu fırça hakkında söyleyeceğim hiç olumsuz bir cümlem yok desem bana inanır mısınız? 1 tane yüz fırçan olacak deseler kesinlikle F80 olsun gerisi sizin olsun derdim. Ya inanılmaz başarılı ve inanılmaz kaliteli bir uygulama sağlıyor. Yumuşacık kılları sayesinde yüzünüzde asla fırça ve darbe izi bırakmıyor. Göz altlarıma süreceğim kapatıcıyı da bununla uyguluyorum kimi zaman süper ötesi! Yakında Kozmela son çıkan 3D fırçaları da getirecekmiş, onu da aldım mı tamam işte. Diğer fırçalarıma artık dokunmuyorum bile o kadar söyleyeyim. Yıkıyorum kurutuyorum bunu kullanıyorum :) Sonradan buldum ya :)




Yapı olarak çok kaliteli bir materyalden yapılmış elinize alınca kendini belli ediyor. Ancak!! Made in China yazıyor sapında :/ bu nedir yaaaa diye kaldım görünce... Türkiye'ye gönderdiklerini Çin'de mi ürettirip yolluyorlar diye düşündüm :) amannn napıım valla ben bu halini de çok sevdim bayıla bayıla kullanıyorum. Kozmelaya da buradan çok teşekkür ediyorum bizi bu marka ile kavuşturduğu için. Fiyatlarına bir çok arkadaş pahalı dedi Kozmelaya tepki gösterdi sosyal medya üzerinden ama inanın  ben aldım almaya da devam edeceğim. Çünkü güvenilir bir site ve arkasında Sigma var. Fiyatı aldığımda da şuan da 69,90 TL idi.



Yıkanması biraz zahmetli kurutması da tabi... Biraz zor arınıyor, malum çok sık kılları olunca aralara giren fondöteni çıkarmak zor oluyor bu sebepten her hafta yıkıyorum ben. Herhangi bir bozulma ya da tüy dökme sıkıntısı da olmadı. Diğer fırçaların aksine 1,5 2 günde anca kuruyor.  Tek eksi yönü bu benim açımdan. Bu da hiç problem değil açıkçası.

Sizin Sigma fırçalar hakkındaki düşünceleriniz neler..?

Sevgiler,
NK

12 Ekim 2014 Pazar

CHANEL SOLEIL TAN DE CHANEL MAKYAJ BAZI – BRONZER


Evveeeeeet bugün bloğumda güzeller güzeli, beni peşinden günlerce koşturan ama sonunda benim olan canım bronzerim misafir olacak =) Instagram hesabımı takip edenleriniz varsa biliyordur, bu ürünü bulamıyorum hiçbir yerde göreniniz bileniniz varsa bana bildirin diye gönderi paylaşmıştım =) Düşünün artık ne kadar çok istediğimi…


Avrupa yakasındaki tüm sevil mağazalarını, Douglas mağazalarını, Sephoraları talan ettim maalesef yok yok… Daha sonra Anadolu yakasındaki mağazaları telefon ile tacize başladım sonunda Capitol Avm Sephora Mağazasında son 2 tane kaldı dediler ve koşarak gidip aldım… Bunun adına zafer derler ;) Azmin gücü işte =) Chanel’in 2 sezon önce çıkardığı bir ürün olup tüm dünya da istenilen satış potansiyelini göstermeyince, Chanel ürünü Dünya pazarından çekmeye başlamış. Olaya bak ben de tam bu sırada farkettim bu güzelliği ve uzaktan uzağa aşık oldum =) kalp ben soleil tan de chanel … işte tam olarak özetimiz bu =)


Fotoğrafından da göreceğiniz üzere üründe inanılmaz bir albeni var, sizce de öyle değil mi teyzeleri =) Hoş Chanel ürünleri hep albenili ama illa da bu ürün işte.. Zor oldu ya elde etmem =)

Ambalajı her zamanki gibi şık Chanel ambalajı. 30 gr lık kavanoz şeklinde bir kutuda. Kapağın hemen altında ürünü dış etkenlerden koruyan şeffaf bir ambalaj daha var.

Gelelim en sevdiğim yönüne yani yapısına, esasında bu ürün bronz tonda makyaj bazı diye geçiyor. Krem yapıda ve misssssssler gibi kokuyor. Ama ben bu ürünü baz olarak değil de (ki istesem de olmaz oldukça koyu bir baz olurdu herhalde benim tenimde =) ) konturleme - gölgelendirme (modlaj işlemi) için kullanıyorum. Alma amacım da buydu zaten. Toz formdaki ürünlerle de konturleme yapıyorum evet ama krem formdaki ürünlerle elde ettiğim sonuç her zaman daha kalıcı oluyor.


Fotoğrafta bileğime birkaç kez sürerek bu rengi elde ettim. Rengini yoğun bir şekilde vermiyor. Fırçaya az az alarak azdan çoğa yoğunluğunu kendim belirleyerek çok fresh bir gölgeleme yapabiliyorum bu ürünle. İçinde belli belirsiz ışıltılar var ki asla cilde bulaşıp ışıl ışıl görüntü vermiyor aksine cildi sağlıklı parlak gösteriyor.




Makyajımda bu ürünü kullanacaksam eğer, yardımcılarım MAC 163 flat contour brush ya da RT contour brush. Şayet keskin bir gölgelendirme istiyorsam MAC 163'ü kullanıyorum. Daha yumuşak belli belirsiz bir gölgeleme istediğimde ise RT contour brush'u kullanıyorum. Yani her ikisi ile de istediğim sonucu alabiliyorum.

Bu ürün hakkında yazdıklarım bu kadar ama hiissettiklerimi anlayamazsınız =) En en en favori ürünümdür kendileri =) Fiyatı 136.00 TL idi ancak black kartıma olan %10 indirimle bu ürün 122.00 TL’ye geldi bana.

Bu ürünü kullananınız varsa benimle yorumlarını paylaşırsa çok sevinirim.

Sevgiler mutlu haftalar,
NK

28 Eylül 2014 Pazar

MAC RUSSIAN RED LIP STICK VS MAC CHERRY LIP PENCIL


Merhaba kızlar,
Bugün bloğumda Russian Red ve yanında hayat arkadaşı olan Cherry Dudak Kalemini ağırlamak istiyorum =)


Bunları da tıpkı Pro longwear kapatıcım ve prep+prime highlighter’im gibi ayrı düşünemedim ve aynı yazı da yorumlamak istedim. Ama istesem de düşünemem zaten. Capitol MAC Mağazasındaki Şule MUA’da russian red’i alınca kalemi yanına çoktan eklemişti =) Demek ki neymiş kırmızı ruj kalemsiz olmazmış =)


Kırmızı rujların divası olarak adlandırılan bu ruj bence her kadının makyaj koleksiyonunda mutlaka olmalı. Ben neden bu kadar geç tanıştım diye üzüldüm açıkçası. Hoş ben daha çok nude tonlarda ruj kullananlardanımdır ancak bu rujla belki bu tabuyu yıkar artık kırmızılar bordolar kullanırım günlük hayatımda da =)

Russian Red, yapı olarak mat bir ruj, içinde mavilik barındıran yoğun bir kırmızı rengi. İnanılmaz güzel bir kırmızı ama. Sürünce dudağınızda kadifemsi bir yapıya dönüşüyor ve öyle kolay kolay da çıkmıyor. Ve her dudağa da yakışıyor bence. Peeling yapılmış nemlendirilmiş dudağınıza bu ürünü bir kez uyguladığınızda bir daha çıkarmak istemiyorsunuz. Ben bayıldım bu renge de yapısına da duruşuna da.


Cherry dudak kalemi ise, bu güzel rengi tamamlayan ona sıkı bir çerçeve ve zemin oluşturan aynı zamanda kırmızı ruju uygulamamızda bize kolaylık sağlayan iyi bir yardımcı. Esasında bu ürünü de tek başına ruj gibi uygulayabilirsiniz. Çünkü yumuşacık kremsi bir yapısı var. Yine bunun da içinde mavilik olan çok canlı bir kırmızı rengi. Oldukça da büyük bir ürün olduğundan öyle kolay kolay bitebilecek bir şey değil.


İkisi birlikte kullanıflınca çok daha kalıcı oluyor ve uzun süre dudaklarınızda kalıyor, bir şeyler yiyip içseniz bile. Test ettim =) Biliyorum ki birçoğunuzun bildiği kullandığı belki de favorisi olan bu ikiliyi bir de benden okuyun istedim. Özel gün makyajlarını tamamlayan en özel parçalardan biri bu iki ürün bana göre. Günlük hayatta henüz cesaret edemiyorum kırmızı ruja =)


Sizin sahip olduğunuz kırmızı rujlarınız hangileri? Yorum olarak paylaşırsanız çok sevinirim.

Sevgiler,
NK

27 Eylül 2014 Cumartesi

BOBBI BROWN FULL COVERAGE FACE – FOUNDATION BRUSH


Herkese merhaba,
Bloğumda ve instagram hesabımda (@kozmetikblogum) birçok kez paylaşmış bahsetmiştim dizginleyemediğim fırça aşkımdan, takip edenleriniz varsa bilir bu zaafımı =) Bugün de yine öyle bir günüme denk gelip aldığım fondöten fırçasından bahsedeceğim.


Fotoğraftan da gördüğünüz üzere fırça, Bobbi Brown markasının “Full Coverage Face” adlı fondöten fırçası. Geçtiğimiz Haziran ayında Bobbi Brown mağazasından birkaç ürün alırken, bu fırçayı gördüm ve malum var olan fırça zaafımla incelerken, Zehra Mua anlattı bu fırçanın özeliklerini hatta bir de uygulama yaptı. Eee bu kadar uygulamadan brifingten sonra Nazo o fırçayı almadan çıkmaz o mağazadan =) Aşağıya da o gün çekindiğimiz fotoğrafları ekledim.


Fırça, likit ürünleri daha iyi tutması için %100 sentetik inanılmaz ince olan kıllardan yapılmış yumuşacık bir fırça. Cilde ürünü öyle yumuşak ve nazik olarak yayıyor ki sanki fondöteni süngerle yedirmişiniz gibi pürüzsüz bir bitiş sağlıyor. Zaten Bobbi Brown tüm ürünlerinde “doğal bitiş” felsefesini benimsemiş olduğundan bu düşünce fırçalarına da yansımış diye düşündürüyor =)



Ben bu fırçayı, tıpkı diğer fırçalarım gibi saf zeytinyağı ve bulaşık deterjanı karışımı ile yıkıyorum. Ve asla bugüne kadar tek bir tane bile kıl dökmedi. Boyutu itibari ile bildiğimiz fırçalardan daha küçük, ancak uygulama esnasında elinizin kavraması daha rahat oluyor, ayrıca tam bir seyahat çantasında taşıma fırçası =) Hakkındaki tek olumsuz düşüncem elbette ki fiyatı.109.00 TL. Ama inanın fiyatının hakkını layıkıyla veriyor, oldukça da uzun ömürlü bir fırça.


Benim çok memnun kaldığım, doğal bitişi yakaladığım bu fondöten fırçası hakkındaki düşüncelerim bu şekilde idi.
Umarım faydalı bir yazı olmuştur.
Sevgiler,
NK

25 Eylül 2014 Perşembe

MAC PREP+PRIME HIGHLIGHTER VS MAC PRO LONGWEAR CONCEALER


Herkese yeniden merhaba,
Bugün bloğumda aynı kategoride aynı marka ürünü birlikte yorumlayacağım. Öncelikle belirtmeliyim ki bu bir karşılaştırma yazısı olmayacak =) bu iki ürün benim koleksiyonumda çift oldular ve asla ayrı ayrı kullanılmıyorlar, bu sebepten ben de her ikisini ayrı ayrı yazmak yerine nasıl kullandığımı da anlatarak ikisini yine çift olarak misafir ettim sayfama =) O zaman hadi buyurun yorumlarıma …


Kullanım sırasına göre başlayacak olursam şayet ilk olarak Pro longwear kapatıcıdan bahsetmek istiyorum. Bendeki rengi NW25.(Yine bir mua’ya güvenerek aldığım tenimden 1 ton koyu olan renk) Bu kapatıcının seveni de çok sevmeyeni de. Geçtiğimiz Mayıs ayında 60.00 TL ye almıştım Akmerkez MAC Mağazasından.



Ambalajından başlamam gerekirse, çok şık, pompalı ve cam şişede 9 ml’lik bir ürün. Pompalı olması bana göre bir avantaj, çünkü ürün daha hijyenik koşullarda elimizi parmağımızı batırmadan temiz temiz her kullanımda taze olarak kullanılabiliyor. Ambalajının tek bir dezavantajı var, o da ilk zamanlarda pompasını ayarlayamıyorsunuz, yani bastığınız zaman çok fazla ürün geliyor o da değil iki göz altı tüm yüzünüze yetiyor. Dolayısıyla ürün israfı oluyor. Ama zamanla alışıyorsunuz milim milim sıkmaya. Artık ben israf etmeden kullanabileceğim kadar ürünü alabilmeyi başarabiliyorum en azından =)

Yapı olarak ise, çok dikkat ve özen isteyerek sürülmesi gereken bir ürün. Az az uygulanarak daha sağlıklı bir sonuç alıyorsunuz. Fazla ürünü asla yediremiyorsunuz ve gün boyu göz altınızda katman katman bir yapı oluyor. Yapısı gereği hemen sabitlenip yerinden asla oynamadığı için bir göze sürüp onu iyice yedirip daha sonra diğer göze geçmek gerekiyor. Oldukça yoğun ve pigmentli bir ürün. Buraya kadar herşey güzel, ancak ürün çizgilerde öyle bir birikme yapıyor ki yani gün içinde göz altınızda olmayan kırışıklıklarınız oluyor resmen, bana göre bunun nedeni ise ürün zamanla ciltte çatlama yapıyor long wear özeliğinden dolayı e bu da çizgi çizgi kırışık gibi duruyor. Ve sırf bu yüzden bu kapatıcıyı alıp bir iki kere denedikten sonra 3-4 ay hiç kullanmadım. Daha sonra bu ürünü fırça ya da parmaklarımla değil de nemli bir sünger ile uygulamayı denedim. Ki bence bu ürün başka şekilde kullanılmamalı zaten. İşte o günden beri hemen hemen her gün kullandığım makyaj ürünlerim arasına girdi =)


Nemli sünger bu yoğun yapıdaki ürünü daha da incelterek göz altlarıma çok daha doğal şekilde uygulamamı sağladı ve böylelikle göz altlarımda toplanma birikme, gün içinde çatlama yapmadan gün boyu beni idare etmemi sağladı. Hatta bu şekilde, nemli sünger ile yani, fondöten gibi tüm yüzüme uyguladığım günlerde oldu ki asla cildimi yormadı. Bu aşamadan sonra devreye pro longwear’ın ruh eşi prep+prime highlighter devreye giriyor =)


Bu ürünü de tek başına kullanmayı hiç ama hiç sevmiyorum. Zaten asıl görevi aydınlatmak olduğundan mutlaka zemine onu tutacak bir ürün istiyor, o da “bana göre” pro longwear concealer =)

Prep+prime highlighter 3,6 ml lik, alttan çevirdikçe fırçasına gelen kalem şeklinde kapaklı ambalaja sahip bir ürün. Ben bu ürünü ne kadara aldığımı hatırlayamıyorum çünkü geçtiğimiz kış almıştım online mac sitesinden. Zaten ürün bitmek üzere =) Ama şuan fiyatı 90.00 TL Bendeki rengi Light Boost yani en açık rengi. Başka renk seçenekleri de var.
Yapı olarak, ıslak bitişli ve cilde aydınlık hissini oldukça güzel veren bir ürün. Sadece göz altında değil, elmacık kemikleri, alın, çene, dudak üstünde de severek kullanıyorum.


Pro longwearı sürdükten sonra üstünden bu ürün ile geçiyorum göz altlarımdan, yine bunu da nemli sünger ile dağıtıyorum göz altlarıma ve diğer sürdüğüm yerlerime. İkisi birlikte kesinlikle süper ötesi bir sonuç veriyor. Bu yüzden benim koleksiyonumda bu iki ürünü çift ilan ettim ve birbirinden asla ayırmıyorum =) Transparan bir pudra ile sabitlemek isterseniz de daha sağlam bir görüntü elde edebilirsiniz. Ancak ben ıslak bitişli makyajları sevdiğimden bu üründen sonra pudra ile matlaştırma yapmıyorum.


Aşağıda prolongwear ve prep+prime highlighterin göz altlarımda olduğu makyajın fotoğrafı bulunmaktadır.



Evet, oldukça uzun bir yazı oldu farkındayım. Umarım sizi sıkmadan yorumlayabilmişimdir. Ama inanın bu iki ürünü ayrı ayrı mı yoksa birlikte mi yazsam diye epey düşündüm, daha sonra bu şekilde yorumlayarak size de yardımcı olabilmeyi umut ettim.. Çünkü benim ilk yaptığım gibi, pro longwearı alıp deneyince bir daha kullanmayan bir çok arkadaşımı tanıyorum bloglardan. Böylelikle hem ürünü ziyan etmiyorum hem de gerçekten güzel bir sonuç alıyorum.

Sizlerin bu iki ürün hakkındaki yorumlarınız, görüşleriniz neler? Yorum olarak paylaşırsanız çok sevinirim.
Sevgiler,
NK

22 Eylül 2014 Pazartesi

MAC MINERAL SKINFINISH HIGHLIGHTER (AYDINLATICI) (SOFT&GENTLE)


Merhaba kızlar,

Bugünkü misafirimiz benim koleksiyonumun en en ennnn kıymetli parçalarından biri, çok geç tanıştığımız ancak vazgeçilmezim olan sevgili soft and gentle’m =)




Bu kadar övgüden sonra yorumlarıma geçiyorum…. “Bence” özenli yapılmış bir makyajın son dokunuşu kesinlikle highlighter dır. Ve bana göre bu işi en iyi yapanda işte bu üründür. Ben de bir çok markanın highlighteri mevcut, bunların içinde high end kategorideki ürünlerde var ancak bu ürün diğerlerini unutturdu bana. Ben ilk olarak msf serisinin Lightscapade adlı en açık rengini almaya gitmiştim Akmerkez MAC Mağazasına, ürünü orada denedim ama beklediğim glowy (ıslak bitişli) yapıyı elde edemedim, daha sonra orada ne zaman gitsem benimle özenli bir şekilde ilgilenen sevgili İbrahim mua, bana bir de soft&gentle rengini denememi önerdi ve orada karar verdim istediğim bitiş bu diye.


MAC’in ambalajları son zamanlarda değişti, bendeki eski ambalajlı olan. Yani klasik bir mac ambalajında 10 gr’lık bir ürün. Öyle kolay kolay bitecek bir türden değil =) Fiyatı benim aldığımda 89.00 TL idi şuan da aynı fiyatta. Tüm MAC mağazalarından ve MAC’in online sitesinden kolaylıkla bulabileceğiniz her daim bulunabilen bir ürün. Yapısı ise, içinde metaliklik barındıran ve cilde temas ettiğinde kadifemsi bir yapıya dönüşen cildi sağlıklı ve ışıltılı gösteren, makyajın prüzsüz olmasını sağlayan hafif bir ürün. Piyasada mevcut olan highlighterlarda yaşadığım en büyük sıkıntı ürünü cildime sürdüğümde ışıl ışıl parlayan, sim yumağına dönen, ya da Görkem Karman tabiriyle disko topu gibi bir cildim oluyordu, hele hele bir de fazla kaçırdıysam bak sen yüzümdeki şenliğe =) =) İster likit yapıda ister toz yapıda olsun highlighter kullanmaya korkar olmuştum. Ama bu üründe sim sim bir görüntü yok. O parlaklık cildinizle temas ettiği anda cildinizde metalik bir ıslaklık bırakıyor ve en güzel yanı ne kadar alırsanız alın disko topuna dönmüyorsunuz =) O yüzden gayette cesurca kullanıyorum bol bol =) Tek olumsuz yanı toz toz dağılması. Fırçayı ürüne değdirdiğiniz an ürün tozuyor ama olsun bu kadar güzelliğini yanında bu tolere edilebilir =)




Ürünün elimde ve cildimde duruşundan da gördüğünüz üzere oldukça bonkerce uygulanmış bir örnek ve hiçte sim kuyusundan çıkmışınız gibi bir görüntü yok.
Ben bu ürünü, stippling bir fırça ve MAC 138 numaralı highlighter fırçası ile uyguluyorum.



Benim son zamanlarda elimin çok gittiği diyemeyeceğim =) elimin altındaki yegane aydınlatıcı pudra yorumlarım bu şekilde idi, sizin en çok sevdiğiniz aydınlatıcınız hangisi? Yorum olarak paylaşıp bloğuma abone olursanız çok mutlu olurum.
Sevgiler,
NK

11 Ağustos 2014 Pazartesi

MAC FIX+ VE LA ROCHE-POSAY THERMAL SPRING WATER

Herkese merhaba,

Bugün çok sevdiğim iki benzer ürünün kıyaslamasını yorumlamaya çalışacağım. Nedir bu ürünler birlikte bakalım.


MAC Fix+ ve La Roche-Posay Thermal Spring Water. Ben her iki ürünü de çok severek kullanıyorum. İkisinin de kullanım alanları bence hem benzer hem değil =)


MAC Fix+, Bu ürünün hem böyle minicik çanta boyu hem de daha büyük boyu mevcut. Bendeki 30 ML lik çanta boyu. www.maccosmetics.com.tr’den ve MAC mağazalarından rahatlıkla bulabileceğiniz bu ürün, benim çantamın olmazsa olmazlarından. Makyajdan önce kullanırsanız, cildinize güzel bir ışıltı, fresh bir görüntü katıyor ve makyajınızın daha güzel durmasını sağlıyor.


Makyajınızı yaptıktan sonra sıkarsanız, yüzünüze sürdüğünüz ürünleri sabitliyor ve cildinizi ışıl ışıl parlatıyor. Farlarımı ıslak bitişli kullanmak istediğim de ya da liner gibi kullanacağım zaman fırçama bu üründen sıkıp istediğim görüntüyü elde edebiliyorum. Ve bu görüntüyü başka hiçbir üründe yakalayamıyorum. İşyerine geldiğimde, Fix+ ‘mı buzdolabına koyuyorum ve gün arasında çıkarıp 2 pıst yaparak hem ferahlıyorum hem de cildimi tazeliyorum.


La Roche-Posay termal su ise, kesinlikle ferahlatıcı ve devam eden bu yaz sıcaklarında cildi yatıştırıcı inanılmaz güzel bir ürün. Makyaj üstüne ya da altına, makyajsız cilde yani her türlü kullanım için oldukça başarılı. Bendeki hassas ciltler için olanı. Eczane ve dermokozmetik sitelerinde bulabilirsiniz.


Alerji olduğunuz da, sıcaktan bunaldığınızda, kaşıntı da ya da herhangi bir tahriş durumunda hatta güneş yanıklarında mutlaka bu ürünü öneriyorlar. Ve hakikaten de işe yarıyor. Ben diğer markaların da termal sularını denedim, bittikçe farklı farklı alıyorum.


Yukarıdaki fotoğrafta da gördüğünüz üzere temiz bir içeriğe sahip ve çocuklar için de kullanılabiliyor. Güneşten yanmış ciltte bıraktığı o ferahlama etkisini inanın anlatamam, yaşamanız lazım =) Küçük kardeşimin sıcaktan boynu isilik olmuştu, bu üründen kullandık tüm boynuna anında yatıştırdı ve kızarıklığı aldı, kabarmasını götürdü. O da şimdi bu ürünü yanından hiç ayırmıyor, sıcaktan bunaldıkça pıst pıst sıkıyor =) =)

Şimdi geldik en önemli konuya, aralarındaki farka =)
Ambalaj olarak ele aldığımızda elbetteki MAC şık ve güvenlik kilitli ambalajı ile, La Roche-Posay'ın ambalajını sollar geçer =)

 İçerik olarak ele alırsak da, 
 Bir kere MAC kozmetik ürünü dolayısıyla içeriği bir termal su kadar güvenilir değil “bence” ama makyajımı sabitlemede, makyajıma baz oluşturmada, cildime fresh bir görüntü vermede ve farlarımı  ıslak kullanmak istediğimde bu ürünün üstüne başka ürün tanımıyorum. Ve sadece  bu amaç için 10 numara bir ürün.

Termal su ise, daha temiz içerikli olduğundan daha güvenilir bir ürün gibi geliyor bana. Tereddütsüz kullanıyorum ve içim çok rahat. Temiz cildime uygulamayı çok seviyorum. Yani cilt bakım ürünü gibi dermo bakım ürünleri gibi…

Evet, benim gözümden Mac Fix+ ve La Roche-Posay Termal Su yorumlarım bu şekilde idi. Siz bu iki ürün hakkında neler düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum.

Sevgiler,
NK

10 Ağustos 2014 Pazar

LA ROCHE-POSAY 50+ GÜNEŞ KREMİ


Merhaba mutlu Pazarlar,

Bugün çok geç kalınmış bir yazı ile sizinleyim. Yaz mevsiminin son ayında mı güneş kremi postu yayınlanır derseniz de çok haklısınız. Ancak bu ürüne yeni sıra geldi. Ama güneş kremini yaz kış kullanmamız gerektiği gerçeğini de göz ardı etmezsek zamanlama olarak hiç de geç kalmış sayılmam değil mi =)


Başlıktan da anlayacağınız üzere, bir çoğunuzun bildiği ve kullandığı bir markanın kremi hakkında yazacağım. Benim yaz kış kullandığım bir ürün. Yaz ve kış arasındaki tek farklılık, kışları 30+, yazları 50+ kullanıyor olmam. Yaz başladığından bu yana da 1 şişeyi bitirdim, 2.şişeyi kullanmaya başladım.


Ürünü eczaneden ve bir çok dermo marketlerde online olarak alabilirsiniz. 2 tip ambalajı var. Benim ilk kullandığım uzun ince olanıydı, 2.şişe ise kısa şişman şişedeki. Ama kısa şişedeki ultra light. Daha ince yapılı ben bunu daha çok sevdim.


Yapısı, oldukça hafif ve likit yapıda. Su bazlı bir ürün. Asla yağlı yağlı durmuyor ciltte. Hemen emiliyor. Sürüldüğü zaman cildi beyazlatıyor, ama hemen emildiği için o beyazlık hissini kaybediyor 5-10 dk sonra. Ben temizlenmiş toniklenmiş cildime ilk olarak bu ürünü uyguluyorum, 5-10 dk cildimin ürünü emmesini bekliyorum ve ardından nemlendiricimi sürüyorum. (Nemlendiricim SPF içermiyor maalesef)


Yazımı bitirirken nacizane tavsiyemi de yapmak istiyorum buradan. Cildimizin en büyük düşmanının güneş ışınları olduğunu hepimiz biliyoruz artık. Ve hiçbir şekilde gitmeyen tek leke güneş lekesidir. Erken yaşlanmak istemiyorsanız mutlaka ama mutlaka yaz kış iyi bir güneş kremi sürmeyi kendinize rutin olarak belirleyin. Cildimize şuan yaptığımız iyi yatırımlar ileriki yaşlarda daha genç ve daha sağlıklı görünmek için sigortamız.

Herkese mutlu günler, sevgiler,
NK

8 Ağustos 2014 Cuma

NARS ORGASM LIP GLOSS

Merhaba herkese,

Bugün şeker gibi bir üründen bahsedeceğim size. NARS Orgasm serisinin lip gloss’undan. Bu güzel gloss u ve yanında birkaç parça ürünü bana sevgilim hediye etti. Diğer ürünleri henüz kullanmadığım için haklarında bir yorum yapamayacağım, ileriki zamanlarda onları kullanıp yorumlarım burada. Bu gloss tam yazlık, tam benlik =) Hadi birlikte inceleyelim…


Öncelikle fiyatını bilmiyorum, malum hediye olduğu için de öğrenmek istemedim. Bu serinin o çok meşhur allığını biliyoruz ve severek kullanıyoruz birçoğumuz. Gloss’u da tıpkı allığının renginde ve içinde altın ışıltıları olan güzel bir şeftali rengi.



Ben pek gloss insanı değilimdir, dudakta bıraktığı o yapış yapış his beni rahatsız ediyor. Gloss sürdüğüm an dudaklarımı büzüp kınışımıyırım moduna geçiyorum =) Ama bu gloss da o yapış yapış his yok. Dudağımda ağırlık hissi yapmıyor, öyle ki ben kullanabiliyorum ve sürünce gayette güzel konuşuyorum =)

Ambalajı, kapağı bildiğimiz kauçuk Nars ambalajı, diğer taraf ise klasik glosslar gibi, sünger aplikatör ve sert plastik şişede.


Yapı olarak, az öncede bahsettiğim gibi içindeki hafif ışıltılar dudağı parıl parıl yapmıyor ve dudakta çok doğal bir ışıltı bırakıyor. Zaten renk olarak hafif bir şeftali tonu barındırdığından nude renk kategorisinde bir ton. Direkt çıplak dudağa da uygulanabilir, bu tonlarda bir rujun üstünde de hoş durabilir. Ama ben dudağıma kat kat sürmeyi sevmediğimden sadece gloss’u sürüyorum.
Tende ve dudaktaki duruşu da aşağıdaki gibi.





Yaz ayları için tam sür çık, çantaya at çık şeklindeki bu ürünü bir süre kıyamadım kullanmaya, e malum hediye eden kişiden de kaynaklanıyor o =) ama artık severek kullanıyorum.

Sizin yaz aylarında en sık kullandığınız gloss’ unuz hangisi, yorum olarak paylaşırsanız çok mutlu olurum.

Sevgiler,
NK